Nano teknoloji son yıllarda gelişmekte olan dallar arasında büyük bir alan alarak yer aldı.
Nano teknoloji materyal,elektronik,cam,tıp,plastik,enerji,elektronik ve uzay üzerinde toplumsal bir etki bıraktı .Büyük bir güçle hızla ikinci endüstriyel çağın açılmasını hızlandırdı.
‘Nano’ kelimesi yunan dilinden geliyor.Nano Yunancada cüce anlamına geliyor.Bir nanometre metrenin milyonda biri anlamına geliyor ve bir tel insan saçı çapından 100000 kere küçük.Bizim için bile algılanması oldukça zor.
Nano teknolojinin embriyosu atomik bir kurgudur.İlk olarak 1959 da Fizikçi olan Richard FEYNMAN tarafından genel olarak açıklandı.Nano teknoloji sık sık materyal üretimi için molekül ve nano boyutunda kesin bir bütün ve kontrol edilmiş biçim ile yeni temel özelliklerin materyal bileşkesi içinde olduğu gösterildi.
Nano teknoloji aynı zamanda ‘aşağıdan yukarıya’ olarakda adlandırılır.teknoloji bunun gibi küçük yapı birimlerinin kullanma sebebiyle geniş madde mühendisliğine karşın aşağıdan yukaruya bütün yaklaşımları dikkete aldı. İçsel yapıda bile nanoskala materyaller nano boyutu ile yapılan bloklar çok yüksek nitelikte ve az kusura sahip.
Mademki hacimli davrana materyalleri,bölünmez fizik atomlarını ve molekülleri tanımlayan quantum teorisini biliyoruz.Atomlardan ve moleküllerden yada aşağı nano skala ,nanometre alanı,böylece etkili bir geçiş davranışı için harika bir başlangıç görülüyor.
Bir materyal hacimli olduğu zaman içerisinde küçültülmüş küçük boyutlu partiküller ile veya daha çok boyut nanometre alanı içinde bu hacimli materyallerden farklı olarak büyük ölçüde görülecektir.Buna bir örnek verecek olursak; seramikler, normal olarak kırılgan, kolayca deforme olabilen maddelerdir eğer küçük boyuta indirgenmişse. Küçük bir nanosize tozu karışmış bir matriks materyalin içine, önemli ölçüde matriksin özelliklerini ve göterdiği performans önemli ölçüde değişir.
Tekstilde nano teknoloji
Nano teknoloji dalgası tekstil endüstrisinde büyük bir potansiyel gösterdi,göstermeye devem ediyor.Araştırma çalışmaları var olan çalışma performansını,gelişmekte olan ve gelişen tekstil materyalleri üzerinde mükemmel işlevleri yerine getirmek için kullanılıyor. Ana yaklaşımlar iki şekilde sınıflandırılıyor.
1- Lif karışımı esnasında nano boyutlandırma.
2- Tekstil bitim işleminde materyal içinde boyutlandırma
Bileşik lifler ve nanosize dolgu maddeleri
Bir çok nano teknoloji uygulamaları ileride daha iyi uygulanacaktır. Bazı yapısal nano bileşikli lifler ile nano boyutlu dolgu maddeleri ticari üretimde kullanılıyor. Nano boyutundaki dolgu maddeleri nano partikülleri içeren lif bileşiklerinde (kil, metaloksit, karbon karası) grafit nano lifleri ve çok uyarıcı yapılandırma, blok karbon nano tüpde kullanıldı. Her nekadar dolgu partiküllerinin bazıları kil, metaloksit, siyah karbon gibi mikro dolgu maddeleri 10 yıl içinde mikro liflerde kullanıldı. İndirgeyici nano metrearalığı boyutu içinde yüksek performans ve yeni üretim marketleri oluştu.
Karbon nanolifler ve nanopartiküller
Karbon nanolifleri ve siyah partiküllü nano lifleri, karışım elyafları aşırı derecede kuvvetlendirir. Bununla birlikte görünür oranlarda karbon nano lifleri polimerden çekilir. Bu yüzden karışım lif geriliminde büyük bir artış olur. Siyah karbon nano patiküllerinin aşınma mukametini düzeltebilir ve bu yüzden karışım liflerinin dayanıklılığı artar. Aynı zamanda her iki karbon liflerinin (karbon nanolif ve siyah karbon partikülleri) sonuçları, kimyasal mukameti ve elektrik iletkenliği polimer yapıdaki lifle karşılaştırıldığında yüksek olduğu görülür. Polyester, naylon ve polietilen nanosize dolgu eriminden % 5 ila % 20 arsında polimer matris kullanıldı.
Kil nano partikülleri
Kil temelde düşük yoğunlukta yapısında hidroalüminyum silikat bulunduran bir maddedir. Nano boyutlu kil partikülleri yüksek elektriğe sahip parçacıklar ısı, kimyasal maddeler ve UV ışınlarına karşı mükemmel dayanım gösterirler. Nano parçacıklı kil partikülleri nano kilin ısıya karşı dayanımından dolayı alev almasını önleyerek karışım liflerde mükemmel bir etkiğ gösterirler. Nano kil lif içerisinde hareket etmeyerek güçlü UV ışınlarını engeller ve aşındırıcı kimyasalları lif içerisinde katmerleştirerek istifler.
Mekaniksel koşullarda bir naylon altı kil bileşiği ile kil yığının % 5 kısmı % 40 oranında yüksek gerilme gücüne % 68 den büyük bir kısmı gerilim miktarını % 60 dan büyük kısmıda mukameti % 26 dan büyük bir kısmıda miktarı gösterir.
Bunun gibi önemli bir ilerlemede kuvvetli bileşiklerde bile kurşunlar askerlerin kafalarına taktıkları kasklardan geçememişlerdir. Bunun sebebi nano killerin arası koruyucu bir madde ile doldurulmuştur.
IV kez modifiye edilmiş amonyum tozu ve nanokil lifler polipropilen lifleri içinde tanıtılmış. Bilindiği gibi pp boyanmayan bir liftir çünkü gerekli olan yapısal yoğunluk ve boyama bölgelerine sahip değildir. Ağırlıkça % 5 ten daha küçük nano parçacıkları birleştirildikten sonra, pp asid ve dispers boyar maddelerle % 4 oranında boyana bilir. Modifiye edilmiş nano kilin boyanabilirlik alanları tanıtılarak pp lifi ve lif içerisinde oluşturulmuş geçersiz alanlar ile boyar maddeler yakalanarak alçaltılmaksızın yararlı bir poliproplen haline dönüştürülmüştür.
Metal oksit nano partikülleri
Nano parçacıklı partiküller TiO2 Al2O3 ZnO ve MgO bir grup metalk oksit fotokatalik yeteneğe, elektriksel iletkenliğe, UV absorpsiyonuna ve foto oksitlenme kapasitesine, kimyasal ve biyolojiksel türe sahip olur. Yoğun ilgili araştırmalarda metal oksitli nano partiküller antimikrobiyel özellikte, kendi kendine dezenfekte eden ve UV ışınlarını bloklayan askeri koruma ve sağlık alanındaki ürünlerde gerçekleştrilmiştir.
Naylon lifi ZnO ile dolduruldu böylelikle nano partikülleri UV ışınlarının koruyucu özelliğini sağlayabilr ve aynı zamanda naylon lifinin statik elektriklenme özelliğini de azaltır TiO2 ve MgO nano partikülleri is karışım liflerde kendi kendine strelize edebilmeyi sağlar.
Karbon nano tüpleri
Karbon nano tüpleri bir silindir içerisinden yukarıya doğru grafitten çekilmiş küçük kabuklardan meydana gelmiştir. Karbon nano tüpleri içerisinde tek duvarla çevrili karbon nano tüpleri ve multi(çok) duvarla çevrili karbon tüplerine çevrilmiştir. Gerilim gücüne 100 kat daha fazla sahiptir. Isı iletkenliği saf elmastan çok daha iyidir, elektriksel iletkenliği bakırınkine benzer ancak daha yüksek akım taşır. Karbon nano tüpü materyal için şaşırtıcı derecede güç ve yüksek elektriksel iletkenlik uygulalar. Buna başarılı bir örnekte CNT karbon nano tüpleri SWNT (tek duvarla çevrili nano tüp) polivinil alkol lifleri ile mikrometre çapı genişliğinde katılaşarak eğirme yöntemiyle üretildi. Elde edilen lif iki kat kalın ve dayanıklı, çelik telden 20 kat daha dayanıklıdır. Lifin dayanabilirliği örümcek ipeğinden 4 kat daha fazladır. Kevlar lifinden 17 kat daha büyüktür kurşungeçirmez liflerin yapımında kullanılır bu nedenle bu tür lifler güvenlik kemerlerinde, patlama denemelerinin yapıldığı örtülerde, elektromanyetik koruyucularda kullanılmaktadır. Devam edilen araştırmalarda CNT lifleri farklı polimer yapıdaki liflerin yanında (polymethylmethacrylyate ve polyakrilonitril) CNT dispersleme ve yöneltme lifleri içerir. Bu uygulamayla ıslak eyirme, eriyik eyime ve elektron eyirme ayrıntılı bir şekilde araştırıldı.
Lifler ile nanosize hücreli yapılar
Nanosize dolgu maddelerinden başka nano yapılı karışım lifler, nanosize hücreli yapıları bir lif polimer matrisi içerisine alır. Lifin belirli bir derecesi iyi ısı yalıtımını hafifsıklet, lifin mekanik gücünden çok fazla ödün vermeden yüksek dayanıklı konularda yaralı katkılarla sonuçlandırabilir. Bunun sebebi, değişiklikler nanoscala ya da onun altında olduğu içindir. Çoğunlukla nano boyutundaki dolgu maddeleri nano hücreli lif bileşiklerine maksimum
mekaniksel etki ve güç kazandırmak için uygulandı. Nano hücreli yapıların ek bir işlevi de güzel koku tıbbi tedavi, biyolojik koruma, amaçları ile oluşan boşlukların içinde hedef maddenin önemli bir miktarda tutulabilmesidir.
Çeşitli tekniksel yollar kullanılarak geliştirilmiş karışım nano hücreli lifler düşük kaynama sıcaklığında solventlerle ve çok tehlikeli sıvıların kullanımını kapsar. Eğer sıcaklık arttırılır yada basıç azaltılırsa polimer eriyik haline getirildikten sonra hacmi küçülür, küçük parçalar halinde damlar. Bu gibi bir sonuç nano parçacıklı hücreleri polimer yapıların içerisinde düzenler eğer polimer yüksek sıcaklıklarda katılaşmış. Yüksek performanstaki nano yapılı lifler üzerinde bazı araştırma çalışmaları yapıldı. Bu uygulamada hücreler 10-20 NM kontrolü boyunca tutarak termodinamiğin köpük biçimindeki proses uygulandı.
Kimyasal bitim ve son tutum
Nano teknoloji birçok yöntemle karışım liflerin oluşmasında etkili olduğu aynı zamanda etkili bir kimyasal bitim işlemlerinin gelişmesinde de katkıda bulundu. Tekrarlanamayan trendlerde, prosesin formülünde bir nanoscala emilüsyonu tekstil materyali boyunca tam bir şekilde aplike edildi.bu bitim işleminin avantajı, tekstil kumaşını daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştırarak boya direncini, hidrofilitesini, antisatic elektriklenmeyi, buruşma direncinin arttırılması gibi özellikler kazandırmış oldu.
Nano partikülleriyle bitim işlemi
Nano partiküllerle yapılan bir tekstil bitim işleminin aslında yüzeydeki özellikleri değiştirmek ve aynı zamanda tekstil materyaline farklı özellikler kazandırmaktadır. Nano partikülleri geniş yüzey alanlarında büyük parçacıklarla karşılaştırılır. Nanometre alanında partiküller saydam şeffaftır bu yüzden onlar leke tutmazlar ya da parlamazlar. TiO2 ve nano partikülleri lif içerisinde eğirme prosesi içerince tuzağa düşer ya da tekstil materyali içerisinde normal bir tekstil bitimi işlemiyle birleştirilir. Sonuç olarak meydana getirilen materyal kimyasal ve biyolojiksel koruyucu performansına sahiptir. Nano partiküller ön mühendislik aşamasında tekstil materyalini daha çekici ve cazip hale getirmek için püskürtme yöntemi ya da elektrostatik metot kullanılarak uygulanılır. Bitmiş bir kumaşta basıç ile kristallendirilmiş nanosize partikülleri bir materyal algılayıcısı içerisine yerleştirilmiş, basınla oluşturulmuş partiküller mekaniksel kuvvetlerle elektriksel sinyaller içerisine dönüştürülmüştür. Eğer materyal devamlı olarak giyilecekse, devamlı olarak deriyle temasta bulunacaksa bendesel işlevleri (kalp ritmi nabız gibi) sinyalle görüntü birimine iletilir. Başka görülebilir bir tutumda nano partiküller tekstil lifi içerisinde uygun bir yerde birleştirilir. Selüloz lifi metal oksitlerin TiO2 nano partikülleri ile uygun yerleri selüloz yağı içerisindeki katalizatörler kullanılarak doldurulur.
Nanolayer kaplama ve kendi kendini onarma işlemi:
Nanolayer kaplama tekstil içerisinde gelenekselden farklı olarak tamamen yeni bir kaplama teknolojisidir. Nanolayer kaplama anlayışı kendi kendine birleşmiş tek katlı tabakaların kimyasal moleküler formülü içerisinde alt tabaka üzerinde bir nanometre derinliği kadar tek bir kat olumu esasına dayanır. İlave edilen katmanlar bundan başka bir nanometre derinliği içinde eklenebilirler. Ayrıca kaplama kalınlığı, düzgünlük ve yoğunluk nanolayer kaplamanın önemli karekteristik özelliğidir. Kumaş üzerinde devamlı olarak ince, eşit düzeyde aynı yoğunlukta bir katman meydana getirerek kaplama esasına dayanır. Plazma, iyon kümesi ve kimyasal uygulamalarla yararlı teknikler üretiliyor elekrolitler ve nano partiküller kimyasal çökeltme için bir üst nanolayerin farklı, gerekli işlevselliğine aday olabilirler. Kendi kendine çevirme metodu ile nano partiküller incelendi.
Tekstildeki nanolayer kaplama aynı zamanda kendi kendini onarabilir niteliktedir. Üst katman içindeki kimyasal molekül kazayla bir yer yırtıldığın da ve söküldüğünde boş yerlere gelerek moleküllerin üstünü örtecek çünkü moleküller aynı zamanda geriye hareket ederler.yada moleküller bulundukları katmandan nanolayer katmanları içerisin de gerektiğinde elektrostatik nötürleşmeyi sağlarlar. Bu kendi kendini yenileme işlemi nano layer katmanları boyunca elektrostatik efekt olarak meydana gelir. Sürekli devam eden araştırma çalışmaları gösteriyorki, tekstildeki nano layer kaplamanın bir projeside seramikte kullanılan indium-kalay-oksit madenleriyle multi-spectral(ışık tayfı) kamuflaj materyalleri geliştirmektir. Kimyasal düzenlemelerle optiksel karakteristikler tedavi gören materayel oluşturarak kontrolü sağlayan procestir.
Gelecekteki umut:
Tekstildeki nano teknolojinin gelecekteki beklenen gelişmeleri: Tekstil materyalinin var olan kalite performansı, gelişmiş akıllı ve yetenekli tekstiller ile eşi benzeri görülmemiş işlevleri
Yeni tekstil materyalleri yoğun bir araştırma adı altında, insanı koruyan teknolojik ilerlemeler. Örneğin güneşte uzun süre giyilebilir enerji depolayabilen sensörler, bilgi elde edebilen ve ileten sensörler, çok katlı ve incelikli koruma, suç ortaya çıkarma, sağlık alanında, yara iyileştirme işlevi, kendi kendini temizleyebilen, kendi kendini onarabilen işlevleri arayışı altındadır. Nano teknoloji tekstil alanında gelecekte muhakkak büyük bir yer tutacaktır. Nano teknolji için tahmin edilen şey 10 yıl içerisinde yüz milyonlarca dolar yeni materyal üretilerek alış veriş gücü kazandıracaktır. Günümüzde alış verişte tekstil hiç şüphesiz önemli bir yere sahiptir. Görmeyi umut ediyoruz ki tekstil materyalinin yeni ufukları karşı konulmaz teknoloji dalgaları altında dalgalanacaktır.

Endüstriyel tekstiller daha önce teknik tekstillerin tümü için kullanılmaktaydı. Belirli bir işlev gören ve performans artırıcı tekstil ürünlerinin sağlık, spor, tarım gibi sektörlerde de yaygın bir şekilde kullanılmasına başlanmasıyla endüstriyel tekstiller teknik tekstillerin bir alt dalı olarak görülmeye başlanmıştır.
Endüstriyel tekstiller doğrudan endüstriyel işlemlerde kullanılan filtreler, taşıma bantları ve aşındırma bantları, baskılı devre plaketleri, temizlik bezleri, contalar ve sızdırmazlık elemanları ve diğer endüstriyel ekipmanlar gibi endüstriyel ürünlerin içine dahil edilen tekstil ürünlerini kapsamaktadır.
Katı parçacıkların, tekstilden mamül filtre ortamında sıvılardan veya gazlardan ayrılması, sayısız endüstriyel işlem için ürünün saflığını artıran, enerji tasarrufu sağlayan, üretim verimliliğini yükselten, değerli maddelerin geri kazanılmasına olanak tanıyan ve kirlilik kontrolünde genel anlamda artış sağlayan en temel unsurlardan biridir. Filtre ortamının görevini tam olarak yerine getirirken genellikle son derece ağır fiziksel ve kimyasal koşullar altında oldukça uzun bir süre çalışması beklenebilmektedir. Bir operasyonun başarısı açısından performans son derece önemli olduğundan, kumaşın kullanım esnasında bozulmasının, ürün kaybı, bakım ve üretim maliyetleri kaybı ile çevre kirletme maliyeti gibi, çok ağır sonuçları olabilmektedir.
Tekstilden mamul filtre ortamında süzme işlemi sonucunda elde edilen nihai ürünler, günlük hayatın her alanına girmiş olup, şeker, un, sıvı ve katı yağlar, margarin, bira ve alkollü içecekler gibi yenilebilir ürünlerin yanı sıra, boyarmaddeler ve pigmentler (giyimde, döşemelikte ve boyalarda kullanılan), viskon, rayon lifler ve filmler, nikel, kalay, bakır, alüminyum, kömür, çimento, seramikler, sabunlar, deterjanlar, gübreler... gibi daha birçok ürün de buna örnek olarak verilebilir. Tekstilden mamul filtreler, ürünlerin günlük hayattaki genel kullanıma yönelik olarak arıtılmasına yard
ımcı olmanın yanı sıra, hem endüstriyel, hem de evsel kirleticilerin saflaştırılmasında kullanılmakta ve bu şekilde daha temiz bir çevre için katkı sağlamaktadırlar.
Filtrasyon kısaca bir maddenin diğerinden ayrılması olarak tanımlanabilir. Filtrasyonun temel amacı filtre edilen maddenin saflığını artırmaktır. Filtrasyon kumaşlar vakumlu temizleyiciler, enerji santralleri, petro-kimyasal fabrikalar, atık su kanalları, kimyasal ve kozmetik sektörlerinde ve yaygın olarak sigara filtrelerinde kullanılırlar. Filtrasyon kumaşlarının toz tutma kapasiteleri kumaş tipine bağlı olarak % 25 ile % 99,9 arasında değişir. Tıkanma süresi de filtrasyon için önemli bir parametredir.

Koruyucu giysiler kişinin zararlı maddelere, kötü çevre koşullarına maruz kalma riskini önlemek ve bu riskten korunmasını sağlamak ve/veya bu riski azaltmak için giyilen giysilerdir. Çeşitli risk ortamlarında çalışan itfaiyeciler, güvenlik personeli, otomobil yarışçıları, tıbbi personel, ağır sanayi işçileri v.b. insanların dış etkilerden korunması amacı ile üretilen kıyafetlere "koruyucu elbiseler" denir. Bu elbiselerin özellikleri kullanıldıkları endüstrinin ihtiyaç ve beklentilerine göre değişir. Bu tip ürünler yüksek sıcaklığa dayanabilen ve yüksek mukavemete sahip olan "yüksek performanslı lifler" veya iplik yapılarında yapılan ufak değişiklikler ile çeşitli apreler ile üretilirler.
Koruyucu giysilerde en önemli husus insan hayatının korunmasıdır. Ayrı bir tekstil malzemesinden ziyade giysinin kendisi koruma sağlar, fakat tekstil kumaşı bütün koruyucu giysilerde ve diğer koruyucu tekstil ürünlerinde kritik unsurdur. Giysiyi giyen kişi ve potansiyel yaralanma kaynağı arasındaki güvenlik bariyeri olarak, bir kazanın kurbanı tarafından yaşanan yaralanma derecesini belirleyecek olan kumaşın özellikleridir.
Literatürde özel olarak bahsedilen koruyucu giysi tipleri şunlardır: çadırlar, kasklar (miğferler), eldivenler (el ve kol korunması için), uyku tulumları, hayatta kalma çantaları ve takım elbiseleri, yangından-koruyucu giysiler, ısıya dayanıklı giysiler, çift taraflı ceketler, balistik dayanımlı yelekler, biyolojik ve kimyasal koruyucu giysiler, patlamaya dayanıklı yelekler, alev almayan başlıklar ve eldivenler, erimiş metal koruyucu giysiler, yüzdürme yelekleri, donmayı (hipotermiya) önleyici ve kanallı ılık hava giysileri dahil askeri koruyucu giysiler, denizaltı koruyucu giysileri, dalgıç giysileri ve dalma derileri, hayat salları, özel havlu ve bezler, ışınlardan koruyucu tulumlar, arktik hayatta kalma giysileri, halatlar ve emniyet kemerleri.
Kendileri için koruyucu giysilerin ve diğer ürünlerin yapıldığı, literatürde özel olarak belirtilen iş ve faaliyet tipleri şunlardır: polis, güvenlik görevlileri, dağcılık, mağaracılık, tırmanma, kayak, uçak personeli (askeri ve sivil), askerler, denizciler, denizaltıcılar, dökümhane ve cam işçileri, itfaiyeciler, su sporları, kış sporları, ticari balıkçılık ve dağcılık, deniz dibi petrol ve benzin ekipmanı işçileri, sağlık bakımı, yarış sürücüleri, astronotlar, kömür madenciliği ve sağlık depo işçileri.
Teknik tekstiller, özellikle düşmana ait çevrelerde hareket etmesi, yaşaması, hayatta kalması ve savaşması gereken askeri kuvvetler için önemli özellikler sunmaktadır. Askeri kuvvetler, konforları ve hayatta kalabilmeleri için gerekli bütün malzemeleri taşımalı veya giymelidir ve bu nedenle en hafif, kompak, sağlam ve yüksek performanslı özel üniforma ve ekipmana ihtiyaçları vardır. Bireyleri çevreden ve savaştaki tehlikelerden korumak için hayati önem taşıyan gereksinimler, dünyanın önde gelen uluslarının askeri kullanım için en gelişmiş teknik tekstilleri geliştirmek ve sağlamak için önemli ölçüde kaynak harcamalarını sağlamıştır.
Isı, alev, erimiş metal sıçramaları, aşırı soğuk ve donma, radyasyon kaynakları ve benzerinden korunma hem sivil hem de askeri koruma uygulamaları için başlıca taleptir. Talebi etkileyen şartları; özel çevresel tehlikeler, koruma derecesi, konfor seviyesi, giysilerin dayanıklılığı, estetik ve yasalar, tüketicinin olası tehlikelerin farkında olması ve benzeri sosyolojik faktörler oluşturmakta
dır.
Güneşin zararlı UV ışınlarından korunmanın bir yolu da güneşten koruyan giysilerdir. Bir çok kumaş güneşin UV ışınlarını engellese de tüm kumaşlar güneşten koruyan sınıfına dahil edilemezler. Güneşten koruyan giysiler, klasik yazlık kumaşlardan ayrılmaktadır. UV ışınlarına karşı koruma sağlayan giysilerin giyilmesi cilt kanseri riskinin gelişmesini azaltmak için bilinen en sağlıklı ve en yaygın metottur. Cildin rengine göre ve çevrenin yansıma oranlarına göre koruyucu giysilerin özelliklerinin saptanması, insanların koruyucu giysileri daha bilinçli kullanmasına itecektir. Genel anlamda, koruyucu giysiler sekiz ana kategoride sınıflandırılabilir.
Termal Koruma Giysileri: Isıya, aleve, eriyen metallerin sıçramalarına, radyasyona ve aşırı soğuğa karşı koruma sağlayan elbiselerdir. Termal koruyucu elbiseler, aleve ve ısıya maruz kalmaya karşı koyan ya da aşırı çevre koşullarında ısı transferine karşı yalıtım sağlayan geniş bir yelpazedeki ürünleri kapsar. Bu tip elbiseler, petrokimya ve elektrik işçilerince giyilen üniformalardan, dökümhaneler ve yüksek ısılarda çalışan diğer tesislerde giyilen elbiselere kadar değişen bir yelpazeye sahiptir. Elbiseler tek veya çok katlı olabilir.
Nükleer, Biyolojik ve Kimyasallara (NBC) Karşı Koruma Giysileri: Çoğunlukla askeri kullanım amaçlıdırlar. Bunlar çoğu zaman sentetik veya doğal elyaftan dokunmuş ayrıca karbon elyaf ve köpükten oluşan çok katlı yapılardır.
Kimyasallara Karşı Koruyucu Giysiler: İnsana zarar veren kimyasallara karşı koruma sağlayan elbiselerdir. Dünyada çok farklı toksik özelliklere sahip 100 binden fazla kimyasal madde kullanılmaktadır. Zehirli kimyasallardan kaynaklanan riskler ortaya çıktıkça kimyasallara karşı koruyucu görev gören giysi ve ekipmanın kullanımı artmıştır. Bu durum belirli ölçüde de kimyasallara karşı koruyucu giysilerin ve ekipmanın kullanılmasını öngören düzenleme ve standartlardan kaynaklanmaktadır.
Mekaniksel Koruma Giysileri: Kesilme, yırtılma, aşınma ve metal sıçramaları gibi zararlara karşı korunmak için kullanılır. Tüm bunların sağlanabilmesi için giysilerin yüksek mukavemetli tekstil liflerinden yapılması gerekmektedir.
Elektrikten Koruyucu Giysiler: Elektromanyetik ve elektrostatik olarak 2 ayrı grupta incelenen elektrik zararlarından korunmak için kullanılırlar. Yüksek voltajla çalışan kişiler, kesinlikle güç tutuşur, mukavim ve konforlu iletken koruma giysilerini tercih etmelidirler. Bunun için doğal, sentetik ve metal ipliklerden yapılmış giysiler tercih edilir.
Temiz Oda Giysileri: Bu isimle adlandırılan giysiler çevreyi insandan kaynaklanan kirliliklerden koruyan giysilerdir. İnsan vücudunun her gün 1 mi
lyar deri hücresi döktüğü ve insan vücudu ve giysilerin bir miktar toz, saç, iyonlar, kozmetikler, parfüm, tütün içerdiği göz önüne alındığında kirliliği önleyen bu tip giysilerin optik, uzay araçları, yiyecek, ilaç sanayi ve otomotiv sanayinde ne kadar önemli bir yeri olduğu inkar edilemez.
Radyasyona Karşı Koruyucu Giysiler: X-ışını ile çalışanlar, kanser tedavi merkezlerinde çalışanlar ve iyonlaştırılan radyasyona maruz kalan diğer ortamlarda çalışan işçiler için gereklidir.
Yüksek Görünürlüğe Sahip Giysiler: Bu giysiler de koruyucu giysiler olarak ele alınmaktadır. Temelde üç ayrı tip olarak incelenmektedir.
-Reflektive (yansıtıcı) malzemeler: ışık etkisi altında kaldıklarında parlarlar
-Fotoluminesant malzemeler ise gün ışığı veya yapay ışığı emip enerji depolar ve karanlıkta yeşil sarı renk verirler.
-Floresans malzemeler kırmızı oranj renk olarak gün boyu görünür.
Koruyucu elbiselerin insan sağlığını ve güvenliğini koruma işlevini yerine getirmesinde elbisenin konforu da önemlidir. Yeterli konfor sağlamayan bir elbise yüklenilen görevi yerine getirmede verimliliği azaltır. Eskiden daha ağır malzemelerden yapılan çelik yelekler artık daha hafif ve dayanıklı olan tekstil malzemelerinden (aramidlerden) yapılmaktadır.
Dünyada çok sayıda iş yerinde çalışanların sağlıklarının ve güvenliklerinin tehlikede olması nedeniyle koruyucu elbise kullanılmasını zorunlu kılan uluslararası ve yerel yasal düzenlemeler sıklaştırılmıştır. Koruyucu elbise kullanımını gerektiren sektörlerde koruyucu giysilerin kullanılması yönünde bilinç artmaktadır. Yukarıda bahsedilen unsurla birlikte, dünyadaki mevcut savaşlar ve sürekli savaş tehlikesinin varlığı, koruyucu elbise kullanımını gerektiren sektör ve iş kollarındaki gelişmeler, ağır iklim şartları gibi faktörler sektöre olan talebi belirleyen en önemli faktörlerdir.
11 Eylül olaylarından sonra uluslararası siyasette izlenen gergin politikalar sonucu koruyucu elbiselere yönelik talep miktarı ve kullanımı artmıştır. Bu tarihten sonra özellikle ABD'de güvenlik endişesi nedeniyle bu ürünlere yönelik talep patlaması yaşanmıştır.

Dokunmamış tekstiller, dokuma ve örme olmayan, özel kullanımlar için imal edilen ve kullanım süresine göre maliyeti çok düşük olan teknik tekstil ürünleridir. Sıvı çekici, sıvı itici, esnek, sağlam, yumuşak, gergin, yanmayı geciktirici, filtre edici, antibakteriyel özellikleri olabilir. Dokunmamış tekstillerde, ana hammadde elyaftır. Elyaf doğal veya sentetik olarak ikiye ayrılır. Kullanımda ise devamsız elyaf veya devamlı elyaf (filament) olarak kullanılabilir.
Dokunmamış yüzey; kesikli veya filament halde, doğal ya da yapay liflerden oluşturulmuş, kağıdı kapsam dışına alan, ipliğe dönüştürülmemiş ve bir çok bağlama tekniklerinin herhangi birisi ile bağlanmış kumaş olarak da tanımlanabilir.
Kağıt ile dokunmamış yüzey arasındaki farkı anlamak için malzemenin tanımlanması gerekir. Malzeme aşağıdaki özelliklere sahipse dokunmamış yüzey olarak tanımlanabilir. Bu tanım EDANA (European Disposables and dokunmamış yüzeys Association-Avrupa Tek Kullanımlık Ürünler ve Dokunmamış Yüzeyler Birliği) ve INDA (The Association of the dokunmamış yüzey Fabrics Industry- dokunmamış yüzey
Kumaş Endüstrisi Birliği) tarafından yapılmıştır.
a) Lifli miktar dokunun % 50’den fazlasını meydana getiriyorsa uzunluğun çapa oranı 300’den daha büyük olan lifler kullanılıyorsa bu kumaşlar dokunmamış yüzey olarak isimlendirilir (kimyasal olarak düzenlenmiş bitkisel lifler hariç).
b) Dokunun lifli miktarı toplam kütlenin % 30’undan daha fazlaysa ve aşağıdaki kriterlerden birini veya ikisini yerine getiriyorsa bu kumaşlar dokunmamış yüzey olarak isimlendirilir. Kullanılan lif özellikleri yukarıdaki “a” şıkkı ile aynıdır.
- Uzunluğun çapa oranı 60’den fazla ise
- Dokuma yoğunluğu 0,4 g/cl değerinden az ise
Dokuma ve örme gibi klasik kumaş üretim yöntemlerinin teknik gelişimi hala devam etmektedir. Ancak klasik metotlarda iplik üretimi, daha sonra kumaş olarak dokuma ve örme işlemleri çeşitli pahalı ve zaman alan işlemlerin yapılmasını gerektirmektedir. Bu yüzden verimliliği artırmak ve maliyeti azaltmak amacıyla birkaç tane klasik olmayan kumaş üretme metodu geliştirilmiştir. Bu kumaşlar, genel olarak dokunmamış yüzey olarak adlandırılmaktadır.
Dokunmamış yüzey terimi esas olarak; bir yapıştırma maddesi uygulanarak veya içerikte olan termoplastik elyafların yapıştırılmasıyla birlikte tutulan tekstil elyaflarından yapılan malzeme kategorisini tanımlamaktadır. Bu ürünler klasik iplik, dokuma veya örme makinelerinde işlem örmemiştir. Dokusuz yüzey kumaşların üretimi ilik hazırlığı, çözgü hazırlığı terbiye v.b. şamaları içermediğinden daha kısa sürmekte bu nedenle üretim maliyeti düşük olmaktadır.
dokunmamış yüzeylerin örme ve dokuma ürünlere göre bir avantajı, gevşek elyafları kumaşa dönüştürme işleminin yüksek hızıdır. Dokunmamış yüzeyler hem üretici hem de tüketiciye bir çok avantaj sunmaktadır. Zira bunlar genel olarak daha hızlı ve ucuz olarak üretilebilmekte ve kullanıldıktan sonra atılabilmektedir. Geçmiş yıllarda üretimi büyük oranda artmış olan dokunmamış yüzeylerin kullanım alanları sayısızdır: kullanımdan sonra atılan temizleme bezleri ve havlulardan daha dayanıklı ve yıkanabilen yatak çarşafları ve yastık kılıflarına, perdeler, giysilerin telaları, ayakkabı astarı, endüstriyel filtre ve tıbbi malzeme için kumaşlar, ayrıca daha yakın tarihlerde bluz, etek ve hatta dış giysi için kumaşlar.
ASTM (American Standarts for Testing Materials)’e göre dokunmamış yüzey yüzeyler doğal veya sentetik liflerin mekanik, kimyasal, ısı ve eritken yollarla veya bunların bir birleşik yoluyla birleştirilmesi sonucunda üretilen yapılar olarak tanımlanmaktadır. Başka bir deyişle, dokunmamış yüzey ürünler, ipliğe dönüştürülmemiş ve yukarıda belirtilen çeşitli yöntemlerle birbirine tutturulmuş doğal veya sentetik elyafların ya da sonsuz elyafların (flament) özel bir dokusu, yaprağı veya yüzeyidir. Bu tanımlamaya göre, iplikten imal edilen geleneksel tekstil malzemeleri dokunmamış yüzey ürünler kapsamına girmez. Boyutsal değişmezlikleri, katlanmaya dayanırlıkları, yüksek kopma ve yırtılma mukavemetleri dikkate alındığında kağıt ürünler de dokunmamış yüzey tanımının dışındadır. Bununla birlikte dokunmamış yüzey ürünler kağıda benzer ürünlerden çok tekstil yapılarına benzer bir ağ görünümündedir.
Konvansiyonel olarak üretilen kumaşlara oranlara çok da
ha ekonomik olmaları önemli bir avantajdır. Çünkü üretim hatlarındaki safhalar çok azdır. Kumaş formasyonunun basitliği ve üretim verimliliğinin çok yüksek olması pek çok endüstriyel alanda dokunmamış yüzeyleri avantajlı düzeye çıkarmaktadır. Fakat moda, dış giyim uygulamaları, güzel tuşe ve döküm, esneklik, mukavemet, v.s. özellikler istendiğinde dokusuz yüzeylerin dezavantajı ortaya çıkmaktadır. Bu özelliklerin geliştirilmesi yönünde pek çok araştırma yapılmaktadır. Lif ve hammadde seçimi maliyet, üretim kolaylıkları ve istenen son kullanım özelliklerine bağlıdır. Lifler dokusuz yüzeylerin ana bloklarıdır. Doğal ve yapay elyafların bir çoğu dokusuz yüzey üretiminde kullanılmaktadır.
Dokunmamış tekstiller, örme ve dokumadan farklı olarak tek kullanımlık ve uzun kullanımlık olmak üzere iki farklı amaç için üretilmektedir. Tek kullanımlık alanlar hijyen, ıslak mendiller, tıbbi/cerrahi, hava filtrasyonunda, tek kullanımlık giysi alanlarında kullanılırken, uzun kullanım tela, döşeme ve yatak, ayakkabı ve deri, kaplama/lamine, yer kaplamaları/halı tabanı, bina inşaatında, jeotekstillerde/inşaat mühendisliğinde, otomotivde, elektronik bileşenlerde ve tarımda kullanılmaktadır.
Dokunmamış Tekstillerin Kullanım Alanları:
Jeotekstil:
Asfalt, drenaj, baraj, havuz, akarsu bentleri, golf ve tenis kortları, suni çim, erozyon kontrol
Giyim:
Astar, elbise izolasyonu, ayakkabı ve çanta, eldiven
Sağlık:
Cerrahi maske, tek kullanımlık ameliyat elbiseleri, ayakkabı, elbise, ortopedik ped, steril paketleme, elektrom, bandaj, kan ve diyaliz makinelerinde
İnşaat:
Çatı kaplama, izolasyonu, boru izolasyon, tren yolu yatakları stabilizasyonu, kanal ve rezervuar iç koruması
Hijyen:
Çocuk bezi, kozmetik ürünler ve temizleyiciler
Endüstriyel ve Askeri
Filtre, askeri elb., kablo izolasyonu, laboratuar elb., zımpara ve parlatma malz., uyku tulumu, suni deri, muşamba
Ev - Mobilya:
Kaplama, yatak kaplama, duvar kaplama, mobilya arkaları, halı, Islak ve kuru temizlik, peçete, masa örtüsü, çay kahve poşeti, yatak örtüsü, klozet aksesuarları, pencere gölgelikleri
Ofis ve Okul:
Kitap kaplama, disk koruyucu, zarf, etiket, havlu, promosyon ürünleri
Ambalaj:
Medikal steril paketler, floppy disk paketleri
Tarım ve Bahçe:
Ürün üstlerini kapatma, çim koruma kök sarma, fidanlık kaplama
Otomotiv:
Zemin ve iç kaplama, hava ve yağ filtreleri, ses izolasyonu,döşeme, bagaj astarı, iç kapı paneli
Nonwoven endüstrisinde en fazla kullanılan elyaflar sırasıyla polipropilen, polyester
ve selülozik elyaflardır. Bu elyaflar nonwoven endüstrisinde kullanılan elyafların % 83’ünü
oluşturmaktadır. Bununla birlikte Avustralya’da nonwoven üretiminde yünün kullanıldığı bir
fabrika kurulmuştur. Küresel çapta düşünüldüğünde yünün dokunmamış tekstillerde kullanımı
az olmakla birlikte, bu yeni niş pazarlar araştırmada elyafın yenilikçi bir örneğidir.
Dokunmamış Tekstillerde Kullanılan Elyaf Türleri
Polipropilen %30, polyester%30, selüloz %23, pamuk %10, poliamid, poliakril, yün %7
EDANA sınıflandırmasına göre dokunmamış tekstillerin üretim teknolojileri üç gruba
ayrılmaktadır. Bu gruplar:
1.Kuru İşlemler (Drylaid)
a. Tarama (Carding)
b. Havalı serme (Airlaid)
c. Dikey Serme (Perpendicularlaid)
2.Sulu İşlemler (Wetlaid)
3. Polimer Eritilerek Dökmeli İşlemler (Spunlaid)
a. Sonsuz Elyaflı İşlemler (Spunbonded)
b. Eritilerek Püskürtmeli İşlemler (Meltbown)
c. Ani Doku Oluşturmalı İşlemler (Flash Spinning)
d. Elektrostatik Eritmeli İşlemler (Electrostatic Melt Spinning)
Dokunmamış tekstil (nonwoven) teknolojileri içerisinde Sonsuz Elyaflı İşlemlerin payı % 24’tür. Sonsuz elyaf teknolojisi reçine çıkarmadan dokunmamış kumaşa kadar olan süreçte entegre üretim yaptığından, birim maliyet diğer teknolojilere nazaran daha düşüktür. Toplam dünya pazarı yılda % 10 artarak 1,1 milyon ton olurken, polyester sonsuz elyaftaki büyüme polipropilenin iki katından daha fazla artış göstermiştir. Yine de polipropilen elyafı hala pazarda % 75 paya sahiptir. Geçmişte polipropilendeki güçlü büyümenin sebebi düşük hammadde fiyatlarıdır. Polipropilen günümüzde bebek bezleri için tercih edilmektedir.
Tekstil, insanoğlunun kendini soğuktan, sıcaktan ve diğer doğa olaylarından koruma gereksinimi ile birlikte, varoluşunun ilk günlerinden başlayarak güncelliğini korumuştur. İnsanlar yüzyıllardır, günlük yaşamlarının hemen hemen her alanında tekstil ürünlerini kullanmaktadırlar. Önceleri salt korunma ve örtünme amacıyla kullanılan tekstil ürünleri, daha sonra moda gibi, insan ruhuna hitap eden güzellik amaçları için kullanılmıştır. Günümüzde tekstil ürünleri, bebek bezinden kefene, sabah kullandığımız diş fırçasındaki naylon elyafından, hastahanelerdeki ürünlere kadar, hemen hemen her yerde kullanılmaktadır.
Teknik tekstil sözcüğü, günlük yaşamda pek bilinmemesine ve bir çağrışım yapmamasına rağmen, teknik tekstil ürünleri evden otomobile, giyimden tarıma, karayolundan hastanelere kadar günlük hayatımızın çeşitli alanlarda yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır. Teknik ve tekstil sözcüklerinin bir arada kullanılması, çoğu insana şaşırtıcı gelmesine rağmen, sektör pazar değeri olarak önemli boyutlara ulaşmıştır. Sektörün geleneksel tekstil ve hazır giyim sektörleri içerisindeki payı da, % 25-30’lara ulaşmıştır. Teknik tekstiller, geleneksel tekstil ve hazır giyim sektörlerinin aksine sürekli olarak güçlü bir şekilde büyümekte ve gelecek vaat eden bir sektör olarak görülmektedir.
Bu özellikleri nedeniyle, sektör hakkında, çoğu ülkede ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından yoğun çalışmalar yürütülmektedir.
Günümüzde teknik tekstillerin tanımı konusunda tam bir görüş birliği bulunmamaktadır. Teknik tekstiller ile ilgili yapılan bazı tanımlar aşağıda yer almaktadır.
Teknik tekstiller, endüstride, uzay sanayiinde, askeri alanda, denizcilikte, tıpta, inşaatta, jeotekstillerde, ulaştırmada ve yüksek teknoloji uygulamalarında kullanılan fonksiyonellik gerektiren tekstil ürünleridir.
Özel olarak tasarlanan, herhangi bir üründe veya üretim yöntemi içinde veya yalnız başına belirli bir özelliği yerine getirmek amacıyla üretilen malzemelere "teknik tekstil" denilmektedir. Teknik tekstiller bu terimden başka; endüstriyel tekstiller, yüksek performanslı tekstiller, yüksek teknik tekstiller, geleneksel olmayan tekstiller, mühendislik tekstilleri diye de isimlendirilebilmektedir.
En az geleneksel tekstiller kadar eski olan bu ürünler, geleneksel tekstillerin aksine, tekstil dışındaki alanlarda da kullanılır. Bu ürünler; kimyasallara, hava şartlarına ve mikro organizmalara dayanımlı, yüksek mukavemet, yanmazlık, yüksek aşınma dayanımı gibi yüksek performans özellikleri gösteren ürünlerdir. Bunun yanı sıra bu ürü
nler geleneksel tekstillere göre, görünüş ve konforun belirleyici bir kriter olmadığı, pahalı, katma değeri yüksek, doğrudan tüketicinin kendisinin kullanmadığı, filtrelerde, oto lastiklerinde kullanılan tekstiller gibi her hangi bir malzemenin parçası olarak da kullanılan ürünlerdir.
Teknik tekstiller yüksek teknik ve kalite gereksinimlerini (mekanik, termal, elektriksel, dayanırlık…) karşılayan ve bu teknik işlevleri sunabilme kabiliyetine sahip malzemelerdir.
Teknik tekstiller denince, altında teknik işlevleri yerine getirebilecek özellikler katılarak üretilmiş ürünler anlaşılmalıdır.
Teknik tekstiller önceleri elbise yani giyecek ve mefruşat olmayan tekstil malzemeleri olarak tanımlanırdı. Bu tanımı hala savunanlar bulunmaktadır. Fakat günümüz uygulamaları bu tanımı aşmıştır. Örneğin bir koruyucu elbise bu tanıma göre teknik tekstil değildir. Yine başka bir tanım "Yüksek performans sağlayan tekstil ürünleri teknik tekstillerdir." der. Fakat bir tekstil ürününün yüksek performanslı olmaması teknik kullanıma engel değildir. Örneğin polyester elyaf üretiminde çıkan telefler yaylı yatak sanayiinde dolgu malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Teknik bir uygulamadır fakat yüksek bir performans gerektirmez.
Teknik tekstiller konusunda 25 yıldan fazla bir süredir çalışmalar yapan İngiliz danışmanlık firması David Rigby Association’nın (DRA) çalışmasında, teknik tekstiller estetik özelliklerinden ziyade performans veya fonksiyonel özellikleri için kullanılan veya tüketim amaçlı olmayan (non-consumer, endüstriyel v.b.) uygulamalar için kullanılan tüm tekstil temelli ürünler olarak tanımlanmaktadır. Tanım, halat veya katranlı muşamba gibi nihai ürünler, lastikler için kord bezi veya coverstock (sıvıyı orta tabakaya geçiren iç tabaka) gibi diğer ürünlerin parçalarını içermektedir. Bu tanımda, dokunmamış halı tabanı (fonksiyonel) teknik olarak değerlendirildiği için kapsam içine alınmaktadır. Büyük oranda estetik olan iğneleme halılar, yüksek teknik özelliklere sahip otomotiv uygulamalarında kullanılanlar dışında dahil edilmemektedir. Benzer bir şekilde, ayakkabı parçaları (fonksiyonel) teknik tekstil ürünü olarak değerlendirilmekte, ayakkabı yüzleri ise (görünür, büyük oranda estetik) teknik tekstil ürünü olarak değerlendirilmemektedir.
Teknik tekstillerin ve bunlarla ilgili piyasaların kapsamını ve faaliyet alanını çok katı ve kapalı bir şekilde tanımlamaya yönelik girişimlerin başarısızlığa mahkum olduğu aşikardır. Modern tekstillerin üretim yöntemleri, ürünleri ve uygulamaları çok dinamiktir ve bu geniş çaplı alanda her şey çok hızlı değişmektedir. Hatta şu anda küresel endüstri ve piyasalar içerisinde, dil ve kültür farklılıkları nedeniyle teknik tekstillerin bir coğrafi bölgeden bir diğerine değişen algılama farklılıkları da bulunmaktadır.
Yıllardan beri “endüstriyel tekstiller” terimi giysilik, ev tekstilleri ve döşemelik amaçlar dışındaki tüm tekstil ürünlerini içine alacak şekilde geniş kapsamlı olarak kullanılmıştır. Tekstillerin tıbbi, hijyen, spor, taşımacılık, inşaat, tarım ve diğer bazı endüstriyel olmayan alanlarda gelişmekte olan uygulamaları göz önüne alınırsa, bu terimin kullanımının uygun düşmediği görülmektedir. Endüstriyel tekstiller şu anda daha geniş bir kategoriye sahip olan teknik tekstillerin bir alt grubu olarak görülmektedir. Özellikle imalat sanayi içinde kullanılan filtreler, makine kaplamaları, konveyör kayışları, zımpara altlığı, elektrik bileşenleri ve kablolar, esnek contalar ve diyaframlar, ev aletleri veya endüstriyel cihazlarda akustik ve termal yalıtım uygulamalarındaki tekstil ürünleri olarak görülmektedir.
Teknik tekstiller hiçbir zaman tek başına uyumlu bir endüstri veya piyasa sektörü olmamıştır. Birçok farklı yönde, değişen hız ve başarılar ile gelişimini sürdürmektedir. Tekstillerin klasik tanımları ile kağıt, plastik, filmler ve membranlar, metaller, cam ve seramik gibi diğer çok yönlü mühendislik malzemeleri arasındaki bariyerler devamlı olarak erozyona uğramaktadır.
Geleneksel olmayan yeni icat olunmuş tekstil malzemelerinin kullanımı çok sayıda yeni teknik tekstil ürününün gelişmesine yol açmaktadır. Sektörün anahtar bir özelliği de sektör ürünlerinin çeşitli uygulamalar ve pazar tarafından güçlü bir şekilde talep edilmesidir. Örneğin otomotiv parçaları veya filtrasyon sanayiinde faaliyet gösteren firmaların çoğu kendilerini imalat, malzeme ve teknoloji bölümü ile sınırlandırmamakta, müşterilerine çoğu tekstil esaslı olmayan çok geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunmaktadırlar. Sonuç olarak bazı firmalar kendilerini teknik tekstil ürünleri üreten bir firma gibi görmemekte, bunun yerine daha geniş bir tanım olan "esnek mühendislik malzemeleri" ifadesini kullanmaktadırlar.
Teknik tekstillerin kapasitesine ve teknik tekstiller sanayiinin karmaşıklığına ve zenginliğine katkıda bulunan diğer malzeme teknolojileri ile arasında kesişmeler ve ortak alanlar bulunmaktadır. Teknik tekstiller, filmler, tozlar, reçineler, plastikler ve metalleri içeren daha geniş bir disiplin olan esnek mühendislik malzemelerinin bir parçası olarak görülmektedir.
Bu tekstilleri tanımlamak üzere hepsini içine alacak bir terim için araştırmalar, “teknik ve endüstriyel” kelimeleri ile sınırlı değildir. Performans tekstilleri, fonksiyonel tekstiller, özel tekstiller, mühendislik tekstilleri ve high-tech tekstiller gibi terimler de çeşitli alanlarda kullanılmaktadır ve bunların bazen oldukça spesifik anlamlarda (performans tekstilleri genellikle aktivite giysilerinde kullanılan kumaşları tanımlamak için kullanılmaktadır) çok düşük önem seviyesinde veya herhangi bir önemi olmaksızın kullanıldığı görülmektedir.
Teknik tekstillerin her geçen gün artan kullanım alanları ve yenilikçi ürünlerin bulunmasıyla tekstil sektörünün sınırları yeniden tanımlanmaktadır.
Kompozit endüstrisi içinde cam, karbon lifleri ve aramidler gibi organik polimer malzemelerden yapılan dokuma, örme, saç örgüsü dokuma, nonwoven
ve sarılmış iplik takviyeleri şimdi teknik tekstil ürünleri olarak geniş çapta kabul görmektedir. Öte yandan parçalı plaj hasırları, öğütülmüş cam ve pulp halindeki organik lifler gibi gevşek yapılı takviye malzemeleri genellikle hariç tutulmaktadır.
Teknik tekstillerin diğer tekstillere göre benzersiz yapısı ve üstünlüğü, çoğunlukla teknolojik problemlere, bazen de mühendislik problemlerine çözümler sağlanmasında tekstil biliminin ve teknolojisinin prensiplerinin uygulanması ve anlaşılması gereksiniminde yatmaktadır.
Teknik tekstillerin tanımı konusunda en fazla kabul gören tanımlama The Textile Institute tarafından yapılan tanımlamadır. The Textile Institute tarafından yayınlanan Textile Terms and Definitions adlı yayında teknik tekstiller, estetik veya dekoratif özelliklerinden ziyade esasen sahip oldukları teknik ve performans özellikleri için imal edilen tekstil malzemeleri ve ürünleri olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada ağırlıklı olarak bu tanımlama baz alınmıştır.
Teknik tekstiller günümüzde önemli ölçüde dikkat çekmesine rağmen, liflerin, ipliklerin ve kumaşların giysilik ve döşemelik dışındaki uygulamalar için kullanılmaları yeni bir olay değildir. Bu durum modern yapay lifler ve tekstillerin ortaya çıkışı ile de bağlantılı değildir. Pamuk, keten ve jüt gibi doğal lifler yüzyıllardan beri (ve halen) tentelik ve muşambalardan halatlara, yelken bezine ve çuvallara kadar değişen alanlarda kullanılmıştır. Dokuma kumaşların ve ağların Romalılar döneminde ve öncesinde yol yapımında bataklık alanların stabilizasyonu için kullanıldığına dair kanıtlar bulunmaktadır. Bunlar günümüzde jeotekstil ve jeoızgara olarak adlandırılan ürünlerin ilk örnekleri arasındadır. Bu konuda yeni olan husus, bu tür tekstillerin sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan ülkelerin lif ve kumaş üretimleri ile imalat sanayileri için ekonomik ve stratejik potansiyelinin giderek artan bir şekilde kabul edilmesidir.
Teknik tekstille
r en az konvansiyonel tekstiller kadar eskidir. Teknik tekstillerin üretiminin başlangıcı olarak gemiler için yelken bezlerinin üretilmesi kabul edilmektedir. 1939 yılında ilk sentetik lifin kullanılmasından sonra, teknik tekstillerin üretiminde ve uygulama alanlarında büyük çapta artma olmuştur. Özellikle dayanıklığı ve performansı yüksek sentetik elyafların kullanıma elverişliliği ile teknik tekstil pazarı zenginleşmiş ve bu elyafların teknik tekstillerin üretiminde kullanılan toplam elyafların içindeki oranı % 30’a ulaşmıştır.
Günümüzde üretilen katma değeri yüksek teknik tekstil ürünleri, diğer bir çok alanda olduğu gibi askeriyedeki ve uzay sanayiindeki ar-ge çalışmalarının sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu ürünlere yönelik teknolojiler belli bir süre kullanıldıktan sonra özel sektöre devredilerek kullanımı yaygınlaşmakta ve özel sektör desteklenmektedir.
